Kayseri’de Bir Anahtarın Peşinde: TOKİ’nin 2+1 Ev Hayalime Dokunan Gün
İlginizi Çekebilecek İçerik: TOKİ evleri kıraya verilir mi ?
25 yaşındayım ve Kayseri’de geçen günlerimi yıllardır tuttuğum günlüklerle saklıyorum. Bazen bir cümle, bazen küçük bir fotoğraf, bazen de cebimde taşıdığım eski bir kâğıt parçası bana hangi yollardan geçtiğimi hatırlatıyor. Geçtiğimiz kış günlüğüme yazdığım bir cümle hâlâ aklımda duruyor:
“Bir gün kendi evimin kapısını açtığımda, o ana kadar yaşadığım bütün yorgunlukları unutacağım.”
Bu cümleyi yazarken önümde büyük bir hayal vardı. Kayseri’nin soğuk bir akşamında, ailemin yanında otururken TOKİ projelerini araştırıyordum. Kendi evime sahip olma düşüncesi içimde hem büyük bir heyecan hem de tarif edemediğim bir korku oluşturuyordu. Çünkü benim için ev sadece duvarlardan, odalardan ve bir çatıdan ibaret değildi. Ev; güven demekti, huzur demekti, geleceğe dair küçük ama güçlü bir umut demekti.
O gece karşıma sürekli çıkan sorulardan biri şuydu: “TOKİ’nin 2 artı 1 evleri kaç metrekare?”
Aslında bu sorunun cevabını öğrenmek sadece bir ölçü bilgisi edinmek değildi benim için. Ben o metrekarenin içinde yaşayacağım hayatı hayal etmeye çalışıyordum.
TOKİ 2+1 Evlerin Metrekareleri Hayalimdeki Yeri Nasıl Değiştirdi?
TOKİ’nin farklı dönemlerde yaptığı projelerde 2+1 dairelerin ölçüleri projeye, bölgeye ve tasarıma göre değişebiliyor. Genel olarak TOKİ 2+1 evler yaklaşık 75 metrekare ile 85 metrekare arasında değişen büyüklüklere sahip olabiliyor. Bazı projelerde bu ölçüler farklılaşabiliyor ve net kullanım alanı ile brüt alan arasında fark bulunabiliyor.
Bu bilgiyi ilk öğrendiğimde garip bir duygu yaşadım. Çünkü yıllarca insanların “ev büyük olmalı” dediğini duymuştum. Ben de bazen daha geniş bir evin daha mutlu edeceğine inanmıştım. Fakat o akşam bilgisayar ekranına bakarken fark ettim ki benim aradığım şey aslında çok büyük odalar değildi.
Benim istediğim şey, içinde kendimi ait hissedebileceğim bir yerdi.
75 ya da 85 metrekarelik bir alanın içinde bile kocaman hayaller kurulabilirdi. Bir odanın köşesine koyacağım küçük bir kitaplık, mutfakta sabah kahvesi içerken izleyeceğim gün doğumu, balkonda ailemle yapacağım sohbetler… Bunların hepsi bir evin gerçek değerini oluşturuyordu.
Günlüğümdeki En Heyecanlı Sayfa
Başvuru sonuçlarını beklediğim günleri hiç unutamıyorum. Her sabah telefonumu kontrol ediyor, bir haber gelip gelmediğine bakıyordum. Dışarıdan sakin görünsem de içimde sürekli bir hareket vardı.
Kayseri’de kışın sert geçtiği günlerden biriydi. Pencereden dışarı bakarken kar tanelerini izliyordum. O sırada içimde iki farklı duygu vardı.
Bir tarafım çok umutluydu.
“Belki bu kez olacak.” diyordum.
Diğer tarafım ise geçmişte yaşadığım hayal kırıklıklarını hatırlatıyordu.
Daha önce de birçok kez plan yapmış, gelecekle ilgili güzel düşünceler kurmuş ama bazı şartlar nedeniyle istediğim noktaya ulaşamamıştım. Bu yüzden umutlanmak bile bazen beni korkutuyordu.
Çünkü insan bazen en çok istediği şey için hayal kırıklığı yaşamaktan çekiniyor.
O gün günlüğüme şunları yazmıştım:
“Bir ev sahibi olmak için beklemek zor ama hayal etmek daha zor. Çünkü hayal ettiğin şey kalbine çok yaklaşıyor.”
75 Metrekarelik Bir Evde Kocaman Hayaller
TOKİ’nin 2+1 evlerinin kaç metrekare olduğunu araştırırken aslında kendi hayatımı da yeniden düşündüm. İnsan bazen ölçülere fazla takılıyor. Kaç oda var, kaç metrekare, balkon ne kadar büyük, salon geniş mi gibi soruların arasında evin asıl anlamını unutabiliyor.
Benim için bir evin en önemli noktası içinde yaşanacak anılardı.
Mesela sabah işe gitmeden önce mutfakta hazırlanan basit bir kahvaltı…
Akşam eve geldiğimde kapıyı açınca hissettiğim huzur…
Yorgun bir günün ardından kendi koltuğuma oturup sessizce dinlenebilmek…
Bunların hiçbirini bir metre ile ölçemezsiniz.
TOKİ 2+1 evlerin yaklaşık 75-85 metrekare aralığında olması bana şunu gösterdi: Mutluluk için her zaman devasa alanlara ihtiyaç yoktu. Bazen küçük bir oda, doğru insanlarla paylaşıldığında dünyanın en güzel yerine dönüşebilirdi.
Ailemle Paylaştığım O Akşam
Bir akşam ailemle bu konuyu konuşurken annem bana şöyle dedi:
“Ev dediğin yerde önce huzur olmalı.”
Bu cümle beni çok etkiledi. Çünkü annem yıllarca küçük bir evde büyük bir aileyi büyütmüştü. O evin metrekaresi belki çok geniş değildi ama içinde sevgi vardı.
O gece uzun süre düşündüm.
Belki benim hayalimdeki ev de kusursuz olmayacaktı. Belki her istediğim özellik bulunmayacaktı. Ama önemli olan, oraya girdiğimde “burası benim yerim” diyebilmekti.
TOKİ’nin 2+1 daire seçeneklerini incelerken artık sadece rakamlara bakmıyordum. O evin içinde geçecek yılları düşünüyordum.
Bu yazımızda “TOKİ’nin 2 artı 1 evleri kaç metrekare” konusunu tüm detaylarıyla ele aldık. Gudu sayfamızı takip etmeye devam edin!
Bir Kapının Ardındaki Umut
Bir insanın kendi evine sahip olma hayali bazen çok sessiz büyür. Kimse fark etmez ama insan içinde sürekli o geleceği taşır.
Ben de Kayseri’de geçen gençlik yıllarım boyunca bunu hissettim. Çalışırken, plan yaparken, gelecek hakkında düşünürken hep bir gün kendi anahtarımı cebimde taşıyacağım günü hayal ettim.
TOKİ’nin 2+1 evleri kaç metrekare sorusu benim için sadece bir araştırma konusu değildi. Bu soru, geleceğime açılan küçük bir pencereydi.
Yaklaşık 75-85 metrekarelik bir evin içinde nasıl bir hayat kurabileceğimi düşündüm. Bir çalışma köşesi hayal ettim. Duvarına sevdiğim fotoğrafları asacağım küçük bir alan düşündüm. Belki balkonda birkaç saksı çiçek yetiştirecektim.
Bunları düşünürken içimde büyük bir umut oluştu.
Küçük Bir Ev, Büyük Bir Başlangıç
Bugün geriye dönüp baktığımda şunu anlıyorum: İnsan bazen hayatındaki en büyük değişimleri küçük görünen şeylerle başlatıyor.
Bir evin büyüklüğü elbette önemlidir. Rahat yaşamak, ihtiyaçlara cevap vermesi ve kullanışlı olması gerekir. Ancak bir evin gerçek büyüklüğü sadece metrekareyle ölçülmez.
Bir evin içinde kaç kahkaha duyulduğu, kaç güzel anının biriktiği, kaç kez “iyi ki buradayım” denildiği de önemlidir.
TOKİ’nin 2+1 evlerinin metrekarelerini araştırdığım o gece, aslında kendi geleceğime dair bir yolculuğa çıkmıştım. O gün biraz heyecanlıydım, biraz endişeliydim, biraz da geçmişte yaşadığım hayal kırıklıklarının etkisindeydim.
Ama en güçlü hissettiğim duygu umuttu.
Çünkü bazen insanın ihtiyacı olan şey çok büyük bir başlangıç değildir. Bazen sadece kendine ait küçük bir kapı, o kapının ardında kuracağı güzel bir hayat ve geleceğe inanmak yeterlidir.
Ben hâlâ günlüğümü tutuyorum. Çünkü biliyorum ki bir gün o sayfalara yeni bir cümle yazacağım:
“Bugün kendi evimin kapısını açtım.”
Ve o gün, kaç metrekare olduğu değil, içinde ne kadar mutluluk biriktirdiğim önemli olacak.