İçeriğe geç

Ölçme Değerlendirme geçerlilik nedir ?

Ölçme Değerlendirme Geçerlilik Nedir? Antropolojik Bir Perspektiften Bakış

Her toplum, kendi kültürel bağlamında bir anlam dünyası yaratır; bu anlam dünyası, insanların birbirleriyle etkileşimde bulunma, değerlerini iletme ve çevrelerini anlama biçimlerini şekillendirir. Ritüeller, semboller, akrabalık yapıları ve ekonomik sistemler gibi sosyal organizasyonlar, bu kültürel anlamları kuran temel taşlardır. Ancak, bu kültürel yapıların her birinin anlaşılması için bir araç gerekir: Ölçme ve değerlendirme. Ancak bu araçlar, bir toplumun kültürel bağlamını doğru bir şekilde yansıttığında geçerli olabilir. Bu yazıda, ölçme değerlendirme geçerliliği kavramını antropolojik bir perspektiften inceleyecek ve kültürel bağlamların bu geçerliliği nasıl şekillendirdiğini tartışacağız. Ölçme araçlarının ne kadar geçerli olduğu, kültürler arası farklılıkları göz önünde bulundurmakla yakından ilişkilidir. Çünkü bir kültürde geçerli olan bir ölçüm, başka bir kültürde aynı şekilde geçerli olmayabilir.

Ölçme ve Değerlendirme Geçerliliği: Temel Tanımlar

Geçerlilik Nedir?

Ölçme ve değerlendirme bağlamında geçerlilik, bir aracın ya da testin, belirlediği kavramı doğru bir şekilde ölçme kapasitesini ifade eder. Bir başka deyişle, bir testin ne kadar geçerli olduğu, o testin amacına uygun bir şekilde sonuç verip vermediğine dayanır. Örneğin, bir öğrencinin öğrenme düzeyini ölçmek amacıyla uygulanan bir testin, gerçekten öğrencinin öğrenme yeteneğini yansıtıp yansıtmadığı, bu testin geçerliliğini belirler.

Ancak geçerlilik, yalnızca eğitim ya da psikolojik testlerde değil, aynı zamanda kültürel ölçümlerde de geçerlidir. Bir ölçüm aracının kültürel bağlamda geçerli olup olmadığı sorusu, antropologlar için oldukça kritik bir konudur. Çünkü her kültür, kendi normları ve değer sistemleri doğrultusunda bir kimlik oluşturur. Ve bu kimlik, ölçme araçlarının ne kadar anlamlı olacağı üzerinde büyük bir etkiye sahiptir.

Kültürel Görelilik ve Ölçme Değerlendirme

Kültürel Görelilik ve Geçerlilik

Kültürel görelilik, her kültürün kendi değer yargıları, normları ve anlam dünyası içinde doğruyu, güzeli ve geçerliyi tanımladığını savunan bir anlayıştır. Bir toplumda geçerli sayılan bir ölçüm ya da değer, başka bir kültürde farklı şekilde algılanabilir ya da geçerli olmayabilir. Antropologlar, bu kültürel farkları inceleyerek, insanların değer sistemlerini ve sosyal yapılarını anlamaya çalışırlar. Bu bağlamda, kültürel görelilik, ölçme ve değerlendirme geçerliliği için önemli bir soruyu gündeme getirir: Bir ölçümün geçerliliği, yalnızca kültürel bağlama mı dayanır?

Örneğin, bir toplumda başarı, bireysel performansa dayalı olarak ölçülürken, başka bir toplumda başarı, toplumsal katkıya ve ortak iyiye hizmet etmeye dayalı olarak değerlendirilir. Bu tür kültürel farklar, testlerin geçerliliği üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir. Batılı eğitim sistemlerinde başarı, genellikle bireysel test sonuçları üzerinden ölçülürken, yerli toplumlarda toplumsal dayanışma ve topluluk üyelerinin birbirine yardım etme biçimleri, başarıya dair farklı bir ölçüm sunar.

Örnek: Batı ve Doğu Kültürlerinde Başarı Ölçümü

Batılı eğitim sistemlerinde, başarı çoğunlukla bireysel performans ve objektif ölçümlerle belirlenir. Bu, sınavlar, notlar ve bireysel projelerle değerlendirilen bir sistemdir. Ancak Doğu Asya kültürlerinde, özellikle Japonya ve Çin gibi ülkelerde, başarı daha çok toplumsal uyum ve kolektif katkılarla ölçülür. Eğitimde bireylerin, topluluklarının iyiliği için ne kadar çalıştığı, başarıyı belirleyen faktörlerden biridir. Bu nedenle, batılı ölçme araçlarının bu kültürel bağlamda geçerli olup olmadığı sorgulanmalıdır.

Ritüeller ve Semboller: Geçerliliği Şekillendiren Kültürel Faktörler

Ritüeller ve semboller, her kültürün anlam dünyasında önemli yer tutar. Bir toplumun kimliği ve toplumsal düzeni, ritüellerin ve sembollerin etrafında şekillenir. Antropolojik araştırmalarda, bu ritüeller ve semboller de bir tür ölçüm aracı olarak kabul edilebilir. Örneğin, akademik başarı bir Batı toplumunda yazılı sınavlarla ölçülürken, toplumun değerleri ve moral düzeni farklı bir toplumda ritüel geçişler, toplumsal törenler ve yüz yüze etkileşimlerle ölçülür.

Afrika kökenli birçok yerli kültür, bir bireyin olgunlaşmasını, sosyal hayatta kabul görmesini ve erkeklik ya da kadınlık gibi kimliklerin kazanılmasını belirli ritüellerle ölçer. Bu ritüeller, sadece bireysel değil, toplum içindeki yerin belirlenmesi adına oldukça kritik bir anlam taşır. Bir bireyin adultlaşma süreci, bir kültürün geçerlik anlayışını şekillendiren en önemli ölçütlerden biridir. Bu tür toplumsal ritüeller, yazılı testlerden çok daha derin bir kimlik oluşturma işlevi görür.

Örnek: Kikuyu Halkının İntikal Ritüeli

Kenya’daki Kikuyu halkı, bireylerinin yetişkinliğe adım attığı önemli bir ritüel olarak circumcision (sünnet) uygulamasını gerçekleştirir. Bu ritüel, sadece biyolojik bir geçişi değil, aynı zamanda toplumsal bir kimlik kazanımını da işaret eder. Birey, bu ritüelden geçtikten sonra yetişkin kabul edilir ve toplumsal olarak farklı bir statü kazanır. Bu tür bir geçiş ritüeli, Batı’daki akademik ölçümlerle kıyaslanamaz çünkü kimlik oluşumunun temeli, bir toplumsal süreçtir. Eğer bir ölçüm, bu kültürel pratiği dikkate almadan yapılırsa, geçerlik sorunu doğar.

Akrabalık Yapıları ve Ölçüm Araçlarının Geçerliliği

Her kültür, farklı akrabalık yapıları ile sosyal organizasyonlarını oluşturur. Akrabalık ilişkilerinin ölçülmesi, yalnızca biyolojik bağlarla değil, aynı zamanda toplumsal yapılarla şekillenir. Örneğin, Batı toplumlarında aile ilişkileri genellikle nükleer aile temeline dayanır. Ancak, Güneydoğu Asya ya da Afrika’daki bazı toplumlarda aile yapıları, daha geniş akrabalık bağlarını içerir. Bu farklı yapılar, sosyal ölçümlerin geçerliliğini etkiler.

Bir aile içindeki bireylerin rolü, sadece biyolojik bağlarla değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel normlarla belirlenir. Bir kültürel yapının geçerli sayılması, ancak yerel normlara göre yapılandırıldığında anlamlıdır. Batı’daki bireysel başarı ölçümleri, bu tür toplumsal yapıların geçerli olmadığı yerlerde, kimlik ve başarıyı yanlış bir şekilde değerlendirebilir.

Sonuç: Ölçme Değerlendirme Geçerliliği ve Kültürel Zenginlik

Kültürler, anlam dünyalarını kendilerine has semboller, ritüeller, akrabalık yapıları ve ekonomik sistemlerle oluştururlar. Ölçme ve değerlendirme, yalnızca objektif değil, aynı zamanda kültürel bağlamda geçerli olmalıdır. Ölçme araçlarının geçerliliği, kültürler arası farklılıklar göz önünde bulundurularak şekillenir. Kültürel görelilik ve kimlik gibi kavramlar, bir ölçümün anlamlı ve geçerli olup olmadığını belirleyen en önemli faktörlerdir. Ölçme araçları, sadece sayısal verilere dayanarak değil, insanların yaşam pratiklerini ve toplumsal bağlamları da dikkate alarak geçerli olmalıdır.

Peki, bizler, bu geçerliliği ne kadar doğru bir şekilde anlıyoruz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
hiltonbet güncel girişhttps://tulipbett.net/