TTK’da Yer Alan Belgeler Nelerdir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Değerlendirme
Türkiye Ticaret Kanunu (TTK), iş dünyasının temel düzenleyici belgelerinden biridir. TTK’da yer alan belgeler, şirketlerin ve ticaretin nasıl işlediğini belirleyen, finansal verilerden yönetim ilkelerine kadar pek çok konuya dair düzenlemeler içerir. Ancak, bu belgeler ve düzenlemeler sadece ekonomik faaliyetlerin yol haritası olmanın ötesinde, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi çok daha derin ve önemli meselelerle de doğrudan ilişkili olabilir. Peki, TTK’da yer alan belgeler nelerdir ve bu belgeler farklı toplumsal gruplar için ne anlama gelir?
TTK’da Yer Alan Belgeler ve Toplumsal Cinsiyet İlişkisi
Bir gün, İstanbul’un kalabalık caddelerinden birinde yürürken, sıkça karşılaştığımız ama genellikle fark etmediğimiz bir tabloyla karşılaştım: İki kadın, şirket kurmaya karar vermiş ve birlikte yeni bir iş kuruyorlar. Fakat ne yazık ki bu kadınların çoğu, şirket kurarken en büyük engel olarak karşılarına çıkan hukuki metinlerde kendilerini pek de rahat hissetmiyorlar. TTK’da yer alan belgeler arasında yer alan “yönetim kurulu kararları”, “hisse devri sözleşmeleri” gibi belgeler çoğunlukla erkek egemen bir iş dünyasında hazırlanmış ve bazen kadınların ya da toplumsal olarak marjinalleşmiş grupların iş dünyasında karşılaştığı zorlukları yeterince göz önünde bulundurmuyor.
Birçok kadının iş dünyasında karşılaştığı cam tavan etkisi, TTK’da yer alan belgelerle de dolaylı olarak ilişkili. Eğer bir kadın girişimci, şirketin yönetim belgesini hazırlarken bu belgelere ulaşamıyorsa ya da dil ve içerik kadın perspektifine uygun değilse, bu durum onun iş dünyasında var olma mücadelesini daha da zorlaştırıyor. Örneğin, “kuruluş sözleşmesi” gibi belgeler, çoğunlukla oldukça teknik ve erkek egemen bir dilde yazılır. Kadın girişimciler için bu metinlerin daha anlaşılır ve kapsayıcı olması gerektiğini düşünüyorum.
Çeşitlilik ve TTK: Farklı Grup ve Bireyler Nasıl Etkileniyor?
Birkaç yıl önce, toplu taşıma aracında yaşadığım bir anı hatırlıyorum. Yaşlı bir adamın genç bir kadına nasıl şirket kurması gerektiğiyle ilgili tavsiyeler verdiği sahneyi izledim. Adam, sürekli kadının yerinde olsaydı “işe nasıl başlamalı” sorusuna verilen yanıtlarda cinsiyetçi ifadeler kullanıyordu. Bu gibi sahneler, toplumda yerleşmiş olan normları ve TTK’da yer alan belgelerin potansiyel olarak her birey için farklı anlamlar taşıdığını gösteriyor.
Çeşitlilik, TTK’nın yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal açıdan ne denli önemli olduğunu da vurguluyor. TTK’nın belgelere dair düzenlemelerinde, çeşitliliğin göz önünde bulundurulması, özellikle de şirketlerdeki çalışan profilleriyle ilişkili olmalı. Kuruluş belgeleri, şirket içi çeşitliliği yansıtan kuralları içeriyor mu? Örneğin, şirketin kurucularının sadece belli bir gruptan (çoğunlukla erkeklerden) oluşması gerekmemeli. Bugün, çeşitliliğin sadece “kadın” ve “erkek”ten ibaret olmadığını daha iyi anlayabiliyoruz. Ancak, TTK’nın güncel düzenlemelerinde, toplumsal cinsiyet kimliği, ırk, etnik köken gibi konularda net bir yönlendirme bulunmuyor.
İçinde bulunduğumuz çağda, iş dünyasında farklı etnik kökenlerden gelen bireylerin, LGBTQ+ topluluğunun ve diğer marjinalleşmiş grupların eşit fırsatlar sunularak teşvik edilmesi önemli bir mesele haline geldi. TTK’da yer alan belgelerin bu çeşitliliği ne kadar kapsayıcı hale getirdiği, bu bireylerin şirkette nasıl yer bulduğuyla doğrudan bağlantılı. Eğer bir belge, sadece erkeklerden oluşan bir şirket yapısına dayanıyorsa, bu düzenlemenin çeşitliliği göz ardı ettiğini söyleyebiliriz.
Sosyal Adalet: TTK’nın Belgelerinde Adalet ve Eşitlik
Geçenlerde bir arkadaşım, şirket açma sürecinde yaşadığı zorluklardan bahsediyordu. Çalışma hayatında karşılaştığı eşitsizliklerden, şirket kurma aşamasındaki yasal engellere kadar birçok olayı bana anlattı. TTK’da yer alan belgeler, sosyal adaletin sağlanması açısından önemli bir araç olabilir. Ancak bu belgelerdeki eksiklikler, toplumsal eşitsizlikleri pekiştirebiliyor. TTK’daki bazı düzenlemelerin, aslında küçük girişimcilerin veya kadın girişimcilerin karşılaştığı engelleri göz ardı ettiğini söylemek mümkün.
Bir şirketin kurucularının, örneğin, yalnızca belirli bir yaş aralığına sahip olması, ya da sadece belli bir eğitim düzeyine sahip kişileri içermesi gibi durumlar, aslında sosyal adalet açısından sorgulanması gereken unsurlar. Bu bağlamda, TTK’da yer alan belgelerin, tüm toplumsal kesimleri eşit bir şekilde kapsayacak şekilde düzenlenmesi gerektiği düşüncesindeyim. Örneğin, şirketlerdeki yönetim kurulu üyeleri ve hissedarlar arasındaki eşitsizlikler, sosyal adaletin önünde büyük bir engel olabilir.
Sonuç: TTK Belgelerinin Toplumsal Etkisi
TTK’da yer alan belgeler, aslında toplumsal yapıyı şekillendiren birer araçtır. Bu belgeler, iş dünyasında cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet açısından derin etkiler yaratabilir. İstanbul’un sokaklarında, işyerlerinde, toplu taşımada gözlemlediğimiz her sahne, aslında TTK’da yer alan belgelerin toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet konularıyla ilişkili olduğunu gösteriyor. Eğer bu belgeler daha kapsayıcı hale gelirse, iş dünyasında çok daha adil ve eşit bir sistemin temelleri atılabilir.